TAMGAGundem
Gundem· Manisa· Hazırlayan: TAMGA Haber Merkezi· İlk yayın:

8 Eylül 1922: Manisa'nın Yangın Sonrası Kurtuluşu

Özetle
  • Manisa, 25 Mayıs 1919'da başlayan üç yıllık işgalin ardından 8 Eylül 1922'de kurtuldu.
  • Kurtuluştan önceki günlerde şehri saran büyük yangın, kenti neredeyse tümüyle harabeye çevirmişti.

Manisa, Millî Mücadele döneminde 25 Mayıs 1919 tarihinde Yunan kuvvetlerince işgal edilmiş ve üç yıldan uzun süren bu işgal, 8 Eylül 1922'de Türk ordusunun şehre girişiyle sona ermiştir. Bu tarih, günümüzde de her yıl Manisa'da "Kurtuluş Günü" olarak anılmakta ve resmî törenlerle kutlanmaktadır. Kurtuluştan hemen önceki günlerde Manisa, kentin fiziksel dokusunu büyük ölçüde yok eden bir yangına sahne olmuştur. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan ve konudaki arşiv belgelerini kapsamlı biçimde değerlendiren akademik bir çalışmaya göre, geri çekilmekte olan Yunan birlikleri ordunun şehri terk etmesinden yaklaşık iki gün önce, çeşitli mahallelerde eşzamanlı olarak yangın çıkarmıştır. Halk, alevlerden kaçarak çevredeki dağlara sığınmak zorunda kalmıştır. Yangın, 8 Eylül günü Türk ordusunun şehre girmesiyle birlikte söndürülebilmiştir.

Yangının yol açtığı hasarın büyüklüğüne dair kaynaklarda birbirine yakın ama tam olarak örtüşmeyen rakamlar yer almaktadır; bu da olayın kayıt altına alınmasındaki güçlüklere işaret etmektedir. Farklı kaynaklara göre şehirdeki binaların yaklaşık yüzde 90'ı, yani on binin üzerinde yapı zarar görmüş; on binin üzerinde ev, çok sayıda cami, yaklaşık iki bin yedi yüz civarında dükkân ve çok sayıda han ile otel kullanılamaz hâle gelmiştir. Dönemin kayıtlarına göre maddi kaybın parasal karşılığı elli milyon (altın) lirayı aşkın olarak hesaplanmıştır. Bu ölçek, Manisa'yı Millî Mücadele döneminde en ağır yıkıma uğrayan Anadolu kentlerinden biri hâline getirmiştir.

Yangının niteliğine ilişkin dönemin uluslararası gözlemcilerinden de tanıklıklar bulunmaktadır. ABD'nin İzmir Başkonsolos Yardımcısı James Loder Park, hazırladığı raporda yangının "dağınık, aralıklı ya da kazara değil, iyi planlanmış ve tam anlamıyla organize" bir biçimde gerçekleştiğini kaydetmiştir. Bu tür dönemin diplomatik yazışmalarına dayanan tanıklıklar, olayın tarihe kayıt düşülmesinde önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Can kaybına ilişkin rakamlar kaynaklar arasında değişkenlik göstermektedir; bazı Türk kaynaklarında yangın ve çatışmalar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybettiği aktarılırken, dönemin ABD konsolosluk yetkilileri de kayıpların yüksek sayılara ulaştığını tahmin etmiştir. Bu rakamların kesinliği bağımsız biçimde doğrulanamadığından yazıda tek bir sayı öne çıkarılmamıştır.

Manisa'daki yangın, tek başına bir olay değil, Yunan ordusunun Ağustos-Eylül 1922'de Batı Anadolu'dan geri çekilişi sırasında yaşanan daha geniş bir yıkım örüntüsünün parçasıydı. Aynı günlerde Manisa'nın doğusundaki Alaşehir'de de benzer bir yangın yaşanmış; 3-5 Eylül 1922 tarihleri arasında süren bu yangında kentin büyük bölümü kullanılamaz hâle gelmiştir. Salihli'de yaşanan çatışmaların ardından da benzer tahribat kayıtlara geçmiştir. Bu bölgesel örüntü, Manisa'daki yıkımın tekil bir olay olmadığını, dönemin genel askerî geri çekiliş sürecinin bir parçası olduğunu göstermektedir.

8 Eylül 1922 sabahı, Türk ordusunun süvari birlikleri hâlâ yanmakta olan Manisa'ya doğu ve kuzey yönlerinden yaklaşmış, geri çekilen Yunan birliklerinin ardçı kuvvetleriyle kısa süreli çatışmalara girmiştir. Kaynaklara göre kente ilk giren birliklerin komutanı Mürsel Bakü Paşa olmuş, emrindeki bir subay olan Üsteğmen Seyfettin Bey ise yanmış hükümet binasına Türk bayrağını çekmiştir. Bu olay, kentin kurtuluşunun sembolik anı olarak Manisa'nın yerel tarih anlatısında özel bir yer tutar.

Yangının ardından Manisa'da yalnızca birkaç Osmanlı dönemi camisinin çevresindeki küçük bir alan ayakta kalabilmiştir. Şehir, Cumhuriyet'in ilanının ardından modern bir imar planına göre yeniden inşa edilmiştir. İdari olarak da yeni bir dönem başlamış; şehir 1923 yılında Saruhan adıyla vilayet olmuş, 1927 yılında ise bugünkü Manisa adını almıştır. Bu süreç, kentin hem fiziksel hem idari olarak büyük bir dönüşüm geçirdiğini göstermektedir.

Bugün Manisa, her yıl 8 Eylül'de düzenlenen resmî törenlerle bu tarihi anmaktadır. Manisa Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen program, Atatürk ve Millî Egemenlik Anıtı önünde çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlamakta; günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar, şiirler ve halk oyunları gösterileriyle devam etmektedir. 2026 yılında bu anma, kurtuluşun 104. yıl dönümü olarak kutlanacaktır.

Manisa'nın 8 Eylül 1922'deki kurtuluşu, kentin tarihinde hem büyük bir yıkımın hem de yeniden doğuşun simgesi olarak yer almaktadır. Yangınla neredeyse sıfırlanan bir şehrin, izleyen yıllarda modern bir kent kimliğiyle yeniden inşa edilmiş olması, bugün Manisa'nın kurtuluşunu her yıl anmaya devam etmesinin arkasındaki temel nedenlerden biridir.

Manisa Rehberi sayfasında daha fazlası.

Kaynakça

PaylaşXWhatsAppFacebook