Manisa'nın Kaplıcaları: Urganlı, Kurşunlu ve Sart SularıGundem
Gundem· Manisa· Hazırlayan: TAMGA Haber Merkezi· İlk yayın:

Manisa'nın Kaplıcaları: Urganlı, Kurşunlu ve Sart Suları

Özetle
  • Turgutlu'daki Urganlı ile Salihli'deki Kurşunlu ve Sart kaplıcaları, Gediz Grabeni'nin jeotermal mirasını yüzyıllardır taşıyor.
  • Konum, sıcaklık ve tarihçe bilgileriyle üç kaplıcanın öyküsü.

Manisa toprakları, Gediz Grabeni'nin tektonik geçmişi sayesinde ülkenin dikkat çeken jeotermal kaynaklarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Bu çöküntü hattı boyunca yer yer yüzeye ulaşan sıcak su damarları, Turgutlu ve Salihli ilçelerinde yüzyıllardır biliniyor ve bugün hem yöre halkının hem de komşu illerden gelen ziyaretçilerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Urganlı, Kurşunlu ve Sart kaplıcaları, farklı sıcaklık ve mineral özellikleriyle bu üçlünün başında geliyor; her biri kendi ilçesinin turizm haritasında ayrı bir yer tutuyor.

Turgutlu ilçesine bağlı Urganlı Kaplıcası, Manisa il merkezine yaklaşık 54 kilometre, Turgutlu'ya ise 17 kilometre uzaklıkta, İzmir-Ankara karayolu güzergâhında yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Manisa il sayfasına göre kaynak suyunun pH değeri 6,3-6,7 aralığında, sıcaklığı ise 50-78°C bandında değişiyor; su bikarbonatlı, sodyumlu ve karbondioksitli bir yapıya sahip. Bölgedeki tesisler 120 oda ve 234 yatak kapasitesiyle Turgutlu'nun en büyük turistik yatırımlarından biri olarak anılıyor. Urganlı'nın geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanıyor; 17. yüzyılda bölgeden geçen Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde bu sulardan övgüyle söz etmiş. Bölgenin ulaşımına dair bir başka tarihî ayrıntı da, kaplıcaya adını veren Urganlı Tren İstasyonu'nun 1875 yılında İzmir-Kasaba (bugünkü İzmir-Afyonkarahisar) demiryolu hattı üzerinde hizmete açılmış olması; istasyon günümüzde de bölgesel tren seferlerine ev sahipliği yapıyor.

Salihli ilçe merkezine yalnızca birkaç kilometre uzaklıktaki Kurşunlu Kaplıcası, Kurşunlu Deresi'nin oluşturduğu yeşil bir vadide konumlanıyor. Kaynak ve kuyu çıkışlarındaki su sıcaklığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre 52-96°C arasında ölçülüyor; su kalsiyum sülfatlı, bikarbonatlı, sülfatlı ve hidrojen sülfürlü bir bileşime, yaklaşık 5,8'lik bir pH değerine sahip. Alan, Salihli-Alaşehir Grabeni'nin güney kanadını oluşturan bir fay hattı üzerinde bulunuyor ve bu jeolojik konumuyla Türkiye'nin öne çıkan jeotermal sahalarından biri sayılıyor. Bölgenin 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Termal Turizm Merkezi ilan edildiği çeşitli kaynaklarda belirtiliyor; ancak bu tarihe dair resmi bir bakanlık belgesine bu araştırma kapsamında doğrudan ulaşılamadı. Bölgedeki jeotermal kaynağın yalnızca kaplıca tesislerinde değil, Salihli'de bina ısıtması amacıyla da kullanıldığı, alanla ilgili teknik yayınlarda aktarılıyor. Kurşunlu, yakınındaki şelalesi ve vadi manzarasıyla günübirlik gezi ve piknik amaçlı ziyaretlerde de tercih ediliyor. Alan, Salihli'nin de içinde bulunduğu Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı'nın sınırları içinde yer alıyor; bu durum, kaplıcanın jeolojik değerinin uluslararası düzeyde de tanındığını gösteriyor.

Salihli'nin Çamurhamamı Köyü'nde, Bozdağ'ın eteklerinde kurulu Sart Kaplıcası, ilçeye yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta. Kaynağın yüzeye çıkış sıcaklığı 52°C civarında ölçülürken, yeraltındaki akifer sıcaklığının 70-100°C aralığına ulaştığı kaydediliyor; bölgede 1990 yılında açılan ilk kuyu 1198 metre derinliğe inmiş ve maksimum 155°C'ye kadar sıcaklık tespit edilmiş. Suyun içeriğinde kalsiyum, sodyum, magnezyum ve sülfür bileşikleri yer alıyor. Diğer iki tesise göre daha küçük ölçekli olan Sart, köy kaplıcası atmosferini koruyan çamur uygulamaları ve doğal havuzlarıyla, sakin bir kaplıca deneyimi arayan ziyaretçilere hitap ediyor.

Her üç kaplıca da yüzyıllardır yöre halkı tarafından bilinen, geleneksel olarak dinlenme, ısınma ve gündelik bakım amacıyla ziyaret edilen yerler arasında sayılıyor. Kaplıca sularının belirli rahatsızlıklarda halk arasında 'iyi geldiğine' dair yaygın bir inanış bulunsa da, bu kullanım tıbbi bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmiyor; tesisler genellikle dinlenme, rekreasyon ve termal turizm merkezleri olarak konumlandırılıyor. Herhangi bir sağlık şikâyeti için kaplıca ziyaretinin bir hekim görüşünün yerini tutmadığını hatırlatmakta fayda var.

Turgutlu ve Salihli belediyeleri, kaplıcaları ilçe tanıtımının önemli bir parçası olarak görüyor. Bölgedeki oteller, günübirlik tesisler ve çevre köylerdeki konaklama seçenekleri, özellikle hafta sonları ve kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Kaplıcaların çevresindeki bağ bahçeleri ve Bozdağ'a uzanan doğa yürüyüşü rotaları, ziyaretçilere Manisa'nın kırsal dokusunu tanıma fırsatı da sunuyor; bu da kaplıca turizmini tek başına bir su deneyiminden çıkarıp bölgesel bir gezi rotasına dönüştürüyor. İzmir-Ankara karayoluna yakınlıkları sayesinde her üç kaplıca da büyükşehirden gelen günübirlik ziyaretçiler için ulaşılabilir bir mesafede kalıyor.

Kaplıca ziyareti planlayanlar için mevsim, yoğun saatler ve tesislerin güncel çalışma düzeni gibi ayrıntıları önceden ilgili belediye ya da işletmeyle teyit etmek, hem konforlu hem de güvenli bir deneyim için önerilir. Manisa'nın üç kaplıcası; Urganlı, Kurşunlu ve Sart, jeotermal zenginliğin yerel turizme dönüştüğü, kentin kırsal kimliğiyle iç içe geçmiş örnekler olarak öne çıkıyor.

İlgili yazılar

Kaynakça

Görsel: Lacin1912 · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

PaylaşXWhatsAppFacebook