Selendi İlçesi: Antik Slandos Kentinin MirasıKültür
Kültür· Manisa· Hazırlayan: TAMGA Haber Merkezi· İlk yayın:

Selendi İlçesi: Antik Slandos Kentinin Mirası

Manisa'nın en doğusunda, il merkezine yaklaşık 155 kilometre uzaklıkta ve Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yer alan Selendi, Demirci ve Kula gibi Manisa ilçelerinin yanı sıra Uşak ile Kütahya'nın Simav ve Gediz ilçeleriyle komşudur. 850 kilometrekarelik yüzölçümüyle Manisa'nın geniş ilçelerinden biri olan Selendi, çepeçevre dağlarla kuşatılmış bir çanağın içine kurulmuştur; ilçe merkezi 390-400 metre rakımla bu çanağın en alçak noktasında yer alırken, çevresindeki dağlar 1.500 metreye kadar yükselir. Bunların en yükseği, 1.516 metrelik Yağcı Dağı'dır. Simav Dağı'ndan doğan ve ilçeden geçerek Gediz Nehri'ne karışan Selendi Deresi, bölgenin Gediz'e en çok su taşıyan kolu kabul edilir.

Selendi, adını antik dönemde Roma İmparatorluğu zamanında "Silandos" olarak anılan ve kalıntılarına bugünkü Karaselendi köyü sınırları içinde rastlanan antik kentten almaktadır; aynı kent, daha önceki Helenistik dönemde "Moxeion" adıyla anılıyordu. Milattan önce 7. yüzyıla kadar uzanan bu yerleşim, Lidya'nın başkenti Sardes'e bağlıydı; MÖ 546'da Perslerin eline geçen kent, iki asrı aşkın bir süre Pers hâkimiyetinde kalmıştır. Bölge daha sonra sırasıyla Büyük İskender sonrası Makedon krallıkları, Bergama Krallığı, Roma ve Bizans egemenliğine girmiştir; bu uzun egemenlik zinciri, Selendi'nin Ege'nin iç kesimlerinde antik çağlardan beri kesintisiz bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu göstermektedir.

Germiyanoğulları Beyliği, 1282 yılında Selendi'yi Bizanslılardan almıştır. Germiyan toprakları, Yıldırım Bayezid döneminde çeyiz yoluyla Osmanlı Devleti'ne katılmış; Ankara Savaşı'nın ardından kısa bir süre Osmanlı idaresi dışına çıkan Selendi, 1429'da yeniden Osmanlı topraklarına dâhil olmuştur. İlçe, 27 Temmuz 1920 ile 3 Eylül 1922 tarihleri arasında Yunan işgaline uğramış; Kula ilçesine bağlı bir nahiye iken 1954 yılında, merkeze olan uzaklığı da gözetilerek müstakil ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.

Selendi Kaymakamlığı'nın tarihçe kayıtlarına göre, ilçe 1896 yılında henüz Kula'ya bağlı bir nahiye iken 20 köyü, 1.144 hanesi ve 5.104 erkek nüfusu bulunuyordu; nahiye merkezinin kendisi ise 182 hanede 893 kişilik daha küçük bir yerleşimdi. TÜİK'in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Selendi'nin 2025 yılı nüfusu 18.568 kişidir; bunun 9.320'si erkek, 9.248'i kadındır. İlçenin nüfusu, Manisa'nın kırsal ilçelerinin çoğunda görüldüğü gibi son yıllarda kademeli bir azalma eğilimi göstermektedir. Büyükşehir yasası gereği 2014'ten itibaren köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle birlikte, Selendi'ye bağlı köy statüsünde bir yerleşim kalmamış, ilçe merkez ve kırsal kesim dâhil toplam 57 mahalleden oluşan bir idari yapıya kavuşmuştur.

Selendi ekonomisinin temelini uzun yıllar tarım ve hayvancılık, özellikle de tütün üretimi oluşturmuştur; ilçe, kaliteli tütünüyle Ege Bölgesi'nin tanınan üretim merkezlerinden biri olagelmiştir. Bu tarımsal geçmiş, ilçede hâlâ yaşatılan yerel bir festivalin de konusu olmuştur; ancak bu etkinliğin ayrıntıları, ata sporu cirit gösterileriyle birlikte anıldığı için başka bir yazının kapsamındadır. Tütün üretimindeki geçmiş yıllara oranla görülen daralma, Türkiye genelinde tütün piyasasının 2000'li yıllardan bu yana yaşadığı yapısal küçülmenin Selendi'ye de yansıyan bir sonucudur. Eskin ve Rahmanlar köyleri çevresinde açılan maden ocaklarından çinko, bakır ve kurşun çıkarılmış, ancak bu madenlerdeki işletme faaliyeti son dönemde durdurulmuştur. Sanayi sınırlı kalmakla birlikte küçük ölçekli giyim atölyeleri, mandıralar ve demir doğrama işletmeleri ilçe ekonomisine katkı sağlamakta, bu işletmeler çoğunlukla aile işletmesi ölçeğinde faaliyet göstermektedir. İlçe merkezinden geçen ve Simav Dağı'ndan beslenen akarsu ağı, çevredeki tarım arazilerinin sulanmasında da tarihsel olarak önemli bir rol oynamıştır.

İlçe köylerinde el dokuması halı, kilim, battaniye, heybe ve torba dokumacılığı hâlâ canlı bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Kula ve Kütahya bölgesiyle birlikte anılan Selendi kilimleri, kendine özgü renk ve motif düzenleriyle tanınan bir el sanatı mirası oluşturur; günümüzde bu dokumalar koleksiyonerler ve antika meraklıları tarafından da aranmakta, bazı örnekleri müzayede ve el sanatları pazarlarında alıcı bulmaktadır. Bu dokumacılık geleneği, ilçenin tarım dışındaki en görünür kültürel mirası olarak öne çıkmaktadır.

Antik bir Lidya kentinin üzerinde yükselen, tütün tarımı ve dokumacılık geleneğiyle şekillenen Selendi, Manisa'nın iç kesimlerinde sakin ama katmanlı bir tarihe sahip ilçelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Germiyanoğulları'ndan Osmanlı'ya, Lidya sikkelerinden el dokuması kilimlere uzanan bu miras, ilçeyi Manisa'nın doğusunu tanımak isteyenler için sakin ama katmanlı bir durak hâline getirmektedir.

İlgili yazılar

Kaynakça

Görsel: Arifgurler · Public domain · Wikimedia Commons

PaylaşXWhatsAppFacebook