KültürŞehzadeler Şehri Manisa: Osmanlı Döneminin İzleri
Osmanlı döneminde Saruhan Sancağı'nın merkezi olan Manisa, imparatorluğun en prestijli görev yerlerinden biriydi. Tahta aday şehzadeler, devlet yönetimini burada, sahada öğrenirdi. Bu gelenek şehre asırlardır taşıdığı 'Şehzadeler Şehri' unvanını kazandırdı.
Padişahları yetiştiren şehir
Kanuni Sultan Süleyman'dan II. Selim'e, III. Murat'tan III. Mehmet'e kadar birçok şehzade, tahta çıkmadan önce Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptı. Şehir, yalnızca bir idari merkez değil; geleceğin padişahlarının yetiştiği bir okul işlevi gördü.
Mimari miras: Sultan ve Muradiye Camileri
Bu dönemin en görkemli izleri Osmanlı mimarisinde yaşar. Yavuz Sultan Selim'in eşi ve Kanuni'nin annesi Hafsa Sultan adına 1522'de yaptırılan Sultan Camii ve külliyesi ile III. Murat döneminde büyük mimar Mimar Sinan'ın planlarıyla 1585'te tamamlanan Muradiye Camii, şehrin siluetini bugün de belirler.
Bir şifa efsanesi: Mesir Macunu
Manisa'yı dünyaya tanıtan gelenek ise Mesir Macunu Festivali'dir. Hafsa Sultan'ın hastalığına Merkez Efendi'nin hazırladığı kırk bir baharatlı macunla şifa bulması efsanesine dayanan festival, her yıl Sultan Camii'nden halka macun saçılmasıyla kutlanır. 500 yılı aşkın bu gelenek, 2012'de UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınmıştır.
Görsel: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons.