ONURUNUN ÇİĞNENMESİNE İZİN VERMEYEN BİR TÜRK SUBAYI: YARBAY ALİ TATAR’IN ŞEHADETİ VE FETÖ’NÜN KUMPAS ENGİZİSYONUAsayiş
Asayiş· Manisa· İlk yayın:

ONURUNUN ÇİĞNENMESİNE İZİN VERMEYEN BİR TÜRK SUBAYI: YARBAY ALİ TATAR’IN ŞEHADETİ VE FETÖ’NÜN KUMPAS ENGİZİSYONU

ANKARA – Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) küresel efendilerinin emirleri doğrultusunda çökertmek ve vatansever subayları tasfiye ederek kendi militanlarını yerleştirmek isteyen Fethullahçı Terör Örgütü’nün en acımasız kumpaslarından biri olan Amirallere Suikast tezgahı, şerefli bir Türk subayının hayatına mal oldu. 19 Aralık 2009'da, onuruna ve rütbesine sürülen FETÖ lekelerini kabul etmeyerek hayatına son veren Deniz Yarbay Ali Tatar, hain şebekenin Türk subaylarının izzetinefsini hedef alan yargı engizisyonunun en ağır bedelini ödeyen bayrak isimlerden biri oldu.Hukuk Maskeli Terör: Amirallere Suikast TezgahıYarbay Ali Tatar’ın intiharı münferit bir bunalım değil, FETÖ’nün emniyet ve yargı içerisine yerleştirdiği hücreler eliyle yürüttüğü organize bir cinayettir. Örgütün militan savcıları ve polis şefleri, TSK’nın komuta kademesini biçmek amacıyla uydurma ihbar mektupları ve dijital terör yöntemleriyle Ali Tatar’ı hedef aldı.Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu’ndaki öğrencileri mezhepsel ve siyasi hatlara bölmeye çalışmak gibi alçakça iftiralarla gözaltına alınan Yarbay Tatar, günlerce örgüt polislerinin psikolojik işkencelerine maruz kaldı. İlk gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılmasına rağmen, FETÖ'nün tetikçi savcısı Süleyman Pehlivan’ın talimatıyla hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılması, hain şebekenin hedef aldığı subayı tamamen yok etme kararlılığının en net kanıtıydı."Lekelenmektense Ölümü Seçiyorum" Diyen Bir Türk Subayıİkinci kez tutuklanarak zindanlara atılacağını anlayan Yarbay Ali Tatar, askeri lojmandaki evinde arkasında bıraktığı intihar mektubuyla hainlerin suratına tarihi bir tokat indirdi. Mektubunda "Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez. Bu şekilde lekelenmektense ölüm benim için daha hayırlıdır" diyerek onurunu teslim etmeyen vatansever subay, kendisini feda ederek TSK’ya yönelik yürütülen sinsi kumpas dalgasına karşı gövdesini siper etti.Hain elebaşı Fetullah Gülen ve şürekası ise o dönem medya organları üzerinden Ali Tatar’ın bu asil duruşunu dahi itibarsızlaştırmaya çalışarak acılı aileyi ve Türk milletini hedef alan kara propaganda faaliyetlerine devam etti.Kumpasın Tetikçisi Savcı Cezaevinde15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından açılan FETÖ kumpas davalarında, Yarbay Ali Tatar’ı ölüme sürükleyen süreç hukuki olarak aydınlatıldı. Ali Tatar hakkında hukuksuz şekilde ikinci kez yakalama kararı çıkaran dönemin kumpas savcısı Süleyman Pehlivan, darbe girişiminin ardından yakalanarak "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan ağır hapis cezalarına çarptırıldı ve zindana atıldı. Yargı süreçleri, bu davaların adi birer soruşturma değil, doğrudan Türk ordusunu teslim almayı amaçlayan bir casusluk faaliyeti olduğunu tescilledi.Yarbay Ali Tatar’ın acısı ve vasiyeti, Türk milliyetçilerinin ve vatanseverlerin kalbinde ilk günkü gibi tazedir. Kendi menfaatleri ve küresel planları için şerefli Türk subaylarını ölüme, zindanlara ve sürgünlere mahkum eden bu sinsi hain şebekesiyle mücadele, Ali Tatar’ın aziz hatırasına olan namus borcumuzdur.

PaylaşXWhatsAppFacebook