CAMİDE KANLI PROVOKASYON: BAYRAM ALİ ÖZTÜRK CİNAYETİ VE FETÖ’NÜN DİNLER ARASI DİYALOG KAOS PLANIAsayiş
Asayiş· Manisa· İlk yayın:

CAMİDE KANLI PROVOKASYON: BAYRAM ALİ ÖZTÜRK CİNAYETİ VE FETÖ’NÜN DİNLER ARASI DİYALOG KAOS PLANI

İSTANBUL – Türkiye’yi toplumsal ve inançsal fay hatları üzerinden karıştırmak isteyen Fethullahçı Terör Örgütü’nün, sinsi "Dinler Arası Diyalog" projesine karşı dik duran ve cemaatleri milli bir çizgide tutmaya çalışan din alimlerini nasıl hedef aldığı, Bayram Ali Öztürk cinayetiyle bir kez daha tescillendi. 3 Eylül 2006 tarihinde Fatih’teki İsmailağa Camii’nde sabah sohbeti esnasında cemaatin gözü önünde tetikçi Mustafa Erdal tarafından kalbinden bıçaklanarak katledilen Bayram Ali Öztürk, hain şebekenin dini yapıları kendi tekeline almak için tezgahladığı en karanlık operasyonlardan birine kurban gitti.Dinler Arası Diyalog Maskesine İndirilen Darbe ve Hedef SeçilmeBayram Ali Öztürk, sıradan bir vaiz değil; yedi dil bilen, kütüphanesindeki binlerce eserle cehalete savaş açmış, milli ve manevi değerleri savunan münevver bir isimdi. Onun katledilmesinin arkasındaki en büyük etken, o dönem FETÖ’nün küresel efendilerinin emriyle yürüttüğü "Dinler Arası Diyalog" ve "Ilımlı İslam" projesine karşı tek başına bayrak açmış olmasıydı.Kürsülerden Fethullah Gülen’in Hristiyanlık ve Yahudilikle İslam’ı eşitlemeye çalışan sinsi tezlerini çürüten Öztürk, örgütün inanç dünyasını köleleştirme planlarının önündeki en büyük entelektüel engeldi. Bu dik duruş, Pensilvanya’nın karanlık mahfillerinde hedef tahtasına oturtulmasına yetti ve cami içinde kanlı bir tiyatro kurgulandı.Tetikçinin Susturulması ve Emniyetteki Delil Karartma AğıCinayetin hemen ardından yaşananlar, olayın münferit bir cinnet değil, profesyonel bir FETÖ kumpası olduğunu tüm çıplaklığıyla kanıtladı. Kalbinden bıçaklanan Bayram Ali Öztürk hastaneye kaldırılmaya çalışılırken, tetikçi Mustafa Erdal cami içerisinde kimliği belirsiz kişilerce linç edilerek anında susturuldu. Konuşması durumunda suikastın arkasındaki Pensilvanya ağını ifşa edecek olan tetikçinin ortadan kaldırılması, örgütün geride kanıt bırakmama stratejisinin bir parçasıydı.Cinayetin işlendiği dönemde İstanbul Emniyeti'nin istihbarat ve terör şubelerini işgal eden FETÖ militanları, soruşturmayı bilinçli olarak çıkmaza soktu. Katilin telefon kayıtları, geriye dönük HTS analizleri ve örgüt evleriyle olan bağlantıları sümen altı edildi. Cinayeti radikal bir grubun iç hesaplaşması gibi göstermeye çalışan örgüt medyası, haftalarca kara propaganda yaparak hedef şaşırttı.Yargı Hainlerin Kanlı Dosyasını Açtı15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından vatansever savcıların yürüttüğü titiz incelemelerle Bayram Ali Öztürk dosyası yeniden açıldı. Dosyaya bakan eski FETÖ’cü savcıların ve soruşturmayı karartan emniyet müdürlerinin, örgütün mahrem yapılanmasında doğrudan görev aldığı adli raporlarla kesinleşti.Cami içindeki kamera kayıtlarının silinmesi ve delillerin yok edilmesiyle ilgili yürütülen soruşturmalar, bu cinayetin FETÖ’nün Ergenekon kumpaslarına giden yolda muhafazakar kitleleri kışkırtmak ve toplumsal bir kaos yaratmak adına tasarladığı kanlı bir operasyon olduğunu ortaya koydu.Bayram Ali Öztürk cinayeti, FETÖ’nün kendi kirli projelerine biat etmeyen, din maskeli küresel casusluk faaliyetlerine karşı çıkan her vatan evladını, mabette dahi olsa katletmekten çekinmeyecek kadar gaddar ve inançsız bir terör şebekesi olduğunun en açık kanıtıdır.

PaylaşXWhatsAppFacebook