Kültür12 Eylül 1980 Askerî Darbesi: Türkiye'nin Yakın Tarihinde Bir Dönüm Noktası
- Türk Silahlı Kuvvetleri, 12 Eylül 1980 sabahı yönetime el koydu.
- Meclis feshedildi, siyasi partiler kapatıldı ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girdi.
- İşte belgeli kaynaklara dayanan tarafsız bir anma dosyası.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok konuşulan olaylarından biri olan 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinin üzerinden 46 yıl geçti. Olayın öncesinde, 1970'li yıllar boyunca ülke genelinde yoğun bir siyasi gerginlik ve sokak şiddeti yaşanmış; farklı görüşlere mensup gruplar arasındaki çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti. Ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon ve dönemin meclisinde uzun süre cumhurbaşkanı seçilememesi gibi etkenler, siyasi tıkanıklığı derinleştiren gelişmeler arasında gösterilir.
12 Eylül 1980 sabahının erken saatlerinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren başkanlığındaki Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Radyo ve televizyondan okunan bildiride, tüm yasama ve yürütme yetkilerinin kuvvet komutanlarından oluşan Milli Güvenlik Konseyi tarafından kullanılacağı duyuruldu. Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi ve sokağa çıkma yasağı uygulandı.
Müdahalenin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, dönemin siyasi partilerinin faaliyetleri durduruldu ve birçok siyasi parti kapatıldı. Meclisin görevlerini üstlenen Milli Güvenlik Konseyi, yürütme yetkisini de elinde bulundurdu. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi dönemin önde gelen siyasetçilerine bir süre siyaset yasağı getirildi.
Yeni yönetim, hazırlattığı anayasa taslağını 7 Kasım 1982'de halkoyuna sundu. Referandumda yüksek katılım ve büyük çoğunlukla kabul edilen 1982 Anayasası, aynı zamanda Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığını da beraberinde getirdi. Askerî yönetim, 1983 seçimlerinin ardından yerini sivil hükûmete bıraktı.
Dönemin insan hakları bilançosu, uzun yıllar boyunca kamuoyunda tartışıldı. Anadolu Ajansı'nın da aktardığı yaygın kaynaklara göre bu süreçte yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada yaklaşık 230 bin kişi yargılandı ve 7 binden fazla kişi için idam cezası istendi. Resmî ve ansiklopedik kaynaklara göre bu dönemde infaz edilen idam cezalarının sayısının 50 civarında olduğu belirtilir; kaynaklara göre idam edilenler arasında henüz 17 yaşındayken yargılanan Erdal Eren de yer aldı.
12 Eylül'e ilişkin hukuki süreç yıllar sonra yeniden gündeme geldi. 2010'da yapılan anayasa değişikliğiyle darbe sorumlularının yargılanmasının önü açıldı ve 2012'de Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkında dava açıldı. Bugün 12 Eylül, Türkiye'de demokrasi ve hukuk tartışmalarında sık sık anılan tarihî bir dönüm noktası olarak hatırlanıyor.