"BUNLARA BİR ŞEY OLMAZ": BİR ŞEHRİN ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİĞİKent
Kent· Manisa· İlk yayın:

"BUNLARA BİR ŞEY OLMAZ": BİR ŞEHRİN ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİĞİ

Özetle
  • Manisa'da bir kahvede, bir muhtarlıkta, bir apartman toplantısında aynı cümleyi duyarsınız: "Bunlara bir şey olmaz." Cümle bir şikâyet gibi görünür ama aslında bir teslimiyettir.
  • Şikâyet edenin kızgınlığını taşır, ama…

Manisa'da bir kahvede, bir muhtarlıkta, bir apartman toplantısında aynı cümleyi duyarsınız: "Bunlara bir şey olmaz." Cümle bir şikâyet gibi görünür ama aslında bir teslimiyettir. Şikâyet edenin kızgınlığını taşır, ama şikâyetin bir yere varacağına inanmaz. Bu yazı o cümlenin nereden geldiğini ve neye mal olduğunu anlamaya çalışıyor.

Algı nasıl kurulur?

Cezasızlık algısı tek bir büyük skandalla oluşmaz. Küçük, tekrar eden, hiçbirinin sonucu görülmeyen olaylarla örülür. Bir ihale tek teklifle sonuçlanır, kimse sormaz. Bir inşaat komşunun evini tehlikeye atar, rapor yazılır, inşaat devam eder. Bir harcama kalemi kimsenin açıklamadığı bir tutara ulaşır, gündem bir haftada değişir. Bunların her biri ayrı ayrı "olabilir" görünür. Yan yana konduğunda ise bir örüntü ortaya çıkar: sorumluluğun hiçbir zaman kişiselleşmediği bir düzen.

Sosyal psikoloji buna öğrenilmiş çaresizlik der. Denek, davranışının sonucu etkilemediğini yeterince tekrar yaşarsa, etkileyebileceği durumlarda bile denemekten vazgeçer. Toplumsal ölçekte bu, dilekçe yazmayan, ihbar etmeyen, oy verirken bile "hepsi aynı" diyen bir vatandaş profili üretir. Ve bu profil, hesap sorulmamasını isteyenler için en konforlu seçmen kitlesidir.

Algının bedeli kimin cebinden çıkar?

"Bir şey olmaz" cümlesinin faturası soyut değildir. Rekabetin olmadığı bir ihalede yaklaşık maliyetle sözleşme bedeli arasındaki fark, çoğu zaman kamu adına kazanılmış gibi sunulur; oysa asıl soru, o ihaleye neden yalnızca bir firmanın teklif verdiğidir. Bir kişinin evi denetimsiz bir kazı yüzünden yaşanmaz hale geldiğinde, o kişi yalnızca evini değil, kuruma güvenini de kaybeder. Ve güven kaybı, sonraki her ihbarın, her şikâyetin daha baştan yapılmamasına yol açar. Algı kendini besler.

Algı gerçekle aynı şey değildir

Burada dürüst olmak gerekir: "Bunlara bir şey olmaz" cümlesi her zaman doğru değildir. Denetim mekanizmaları vardır, mahkemeler karar verir, Sayıştay rapor yazar, Kamu İhale Kurumu şikâyetleri inceler. Sorun, bu mekanizmaların çalışmaması değil, çalıştığında bunun görünmemesidir. Bir ihalenin iptal edildiğini, bir ruhsatın askıya alındığını, bir yöneticinin görevden alındığını kimse haber yapmazsa, toplum için o sonuç hiç yaşanmamış sayılır. Cezasızlık algısı, yarısı gerçek yarısı görünmezlikten ibaret bir yapıdır.

Yerel basının yeri

İşte bu noktada yerel gazeteciliğin işlevi netleşir. Ulusal basın Manisa'daki bir bilgi işlem ihalesini ya da bir mahalledeki şev kaymasını görmez; görse de takip etmez. Bu boşlukta iki şey olur: ya olay sessizce kapanır, ya da birileri belgeyi alıp masaya koyar. Belge konuştuğunda "bir şey olmaz" cümlesi zayıflar; çünkü artık bir isim, bir tarih, bir tutar vardır. Suçlama değil, kayıt. Yargı değil, soru.

tamgahaber'in bu şehirde yapmaya çalıştığı tam olarak budur: hükmü vermek değil, dosyayı açık tutmak. Bir ihalenin EKAP kaydını, bir kurumun raporunu, bir vatandaşın fotoğrafını yan yana koymak ve okuyucuya "sen ne düşünüyorsun" demek. Muhatapların cevap hakkı her zaman saklıdır ve her haberde yeniden hatırlatılır.

Cümleyi değiştirmek

"Bunlara bir şey olmaz" cümlesini ortadan kaldırmanın yolu daha sert manşetler değildir. Yol, sonuçları görünür kılmaktır. Hangi şikâyet nereye gitti, hangi kurum ne cevap verdi, hangi süreç hangi aşamada. Takip edilen bir dosya, yanıtsız kalan bir sorudan daha güçlüdür; çünkü yanıtsızlığın kendisi de bir kayıttır.

Belki cümle bir gün "bakalım ne olacak"a dönüşür. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir. Ama bir şehrin çaresizlikten merak etmeye geçmesi, hesap sorabilir hale gelmesinin ilk adımıdır.

Bu yazıda yer alan değerlendirmeler kamuya açık belgelere dayanmaktadır. Adı geçen ya da ima edilen kurum ve kişilerin cevap hakkı saklıdır.

PaylaşXWhatsAppFacebook